18 Ocak 2010 Pazartesi

Mutlu, sağlıklı, güzel bir hafta diliyorum:)


Haftasonları mı hızlı geçiyor, yoksa zaman mı kısaldı, çabucak akıp gidiyor anlayamıyorum. Ben de bu yeni haftaya uzun uzun yazarak başlamak, yeni umutlar ve güzel dileklerle "Merhaba" demek istedim. Bu sabah bilgisayarımı açar açmaz güzel yürekli Aslı'cım hoş bir Merhaba mesajı yollamıştı sağolsun, yazdıkları sayesinde tebessümle başladım güne... Hepimiz için mutlu, umutlu, sevgi dolu bir hafta olsun inşallah.

Bu haftasonu sinemaya gidesimiz vardı fakat kızımın dersane karnesini alacağımız için vazgeçtik. Karnemize baktığımızda matematik ve fen'e daha bir gayret gerektiği anlaşılıyordu. Aslında okulda çok iyi fakat dersanede konular ileriden işlendiği için tam pekişmeden deneme sınavları yapılıyor ve yeni konuların doğru cevap sayıları düşüyordu. Bu yüzden çok yadırgamadım. Herkes çocuğunun seviyesini bilir zaten, dersane karnesi kıstas değil bence... Hem sömestr tatili ve 2.dönem evde bol bol test çözüp, yanlış yaptığı konulara sıkı çalışırsa daha iyi hazırlanmış olur SBS sınavına. Okul çocukları yeterince yoruyor zaten, fazla üstüne gitmiyorum bu yüzden.

Ctesi sinemaya gidemeyince neler yaptık; Carrefour Maltepe'yi altına üstüne getirdik annemle:) Bütün katlardaki burçları okuya okuya ayakkabı ve çanta aldık sonra da uzunca bir vakti gıda, kozmetik, deterjan vs alışverişlerine ayırdık. Niye uzunca bir vakit örnek vereyim; ben sokak simidi almaya giderken annem başka bir reyonda başka bir şey alıyor, sonra da o reyon bu reyon habire birbirimizi kaybediyorduk. Malum 3 hatunun zevki de birbirinden ayrı:)) Yalnız en çok Lipton ve Doğadan Çay'ın standında oyalandık. Karanfilli & Tarçınlı, Armut & Mandalinalı, Yeşilçay & Gingko Bilobalı, Earyl Gray, Papatya çayı derken sepeti doldurduk. Kışın çok seviyorum Lipton ve Doğadan'ın güzel kokan meyvalı çaylarını. Lipton'un bol çeşitliliği ve Doğadan fincanında ki; "Bir İyilik Yap Kendine" sloganı beni cezbediyor doğrusu, Evet kesinlikle yap! diyorum her okuduğumda içimden:)) Süper etkileşim...

Eve gelip her şeyi dolaplara yerleştirme aşamasında mis gibi çaylarımızı demlenmeye bıraktık ve yanında daha önceden pişirdiğim elmalı kurabiyelerimizi, simitlerle beraber afiyetle yedik. Evim evim güzel evim tadında nefis bir dinlenti oldu doğrusu... Alışveriş yapmak insanı belki psikolojik olarak rahatlatıyor ama kalabalık ortamdaki yoğun ışıklarda insanı fiziken çok yoruyor. Akşam yemeği faslınıysa hızlı bir sosis ve patates kızartması, spagetti makarna ile geçiştirdik. Üzerine de ailecek güzel bir Dvd seğretmek keyif vericiydi.

Pazar günleri biraz daha sakin geçer bizim için. Geç uyanılır, geç kahvaltı yapılır; en özelinden... Sonrasında bendeniz mutfaktan çıkmak bilmem:) Yine öyle oldu; ama bir farkla; bu hafta sonu yemek, pasta, börek yapasım yoktu. Mutfağımı topladıktan sonra zeytinyağlı olarak güzel bir pırasa yaptım, dolabıma attım. Saat 5'e gelirken acıkan ev ahalisine gayet sağlıklı bir menü sundum; bol yeşil salata, közde kırmızı biber salatası, pırasa ve dün aldığımız kıvırcıklı çiğ köfte. İsteyen yoğurt veya limonata'da alabildi yemeğinin yanına. Allaha şükür herkes doydu ama saat 20,30'a geliyordu ki eşim "Benim canım tatlı istiyor, hadi gidip pasta alalım" "Ne gerek var meyve yeriz, ağır olur şimdi" dedim ve meyvalarımızı yedik saat 9 olduğunda "Ben doymadım galiba hadi gidip dürüm yiyelim" dedi "Aaaa.. tam sağlıklı beslenelim diyorum sen dürüm diyosun bu saatte" dedim Yok illa "Canım istiyor, hem hava alırız" diye ısrar etti. Yani ben evde hamurlu humurlu veya etli bir tat sunamıyorsam yemekte doymuyormuş beyfendi, işte bu yüzden sıkça börek yaptığımı farkettim. Hazır hava biraz yumuşamışken o ünlü ve şaşmayan lezzetten dürümlerimizi yedik, bu sefer de "tatlıı" dedi. "Yahu ne bu aşeriyor gibi" dedim "tamam sütlü tatlı olsun ama Bolulu Hasan Usta'dan" dedi. Neyse gene kırmadım zira ben de severim Bolulu Hasan Usta'nın tatlılarını; içeriye girip masaya oturur oturmaz; "2 tavuk göğsü, 1 sakızlı muhallebi ve su" deyip siparişini verdiği anı görmeliydiniz resmen rahatladığını hissettim:)
Gören de diyecek hiç tatlı yememiş veya evde hep light takılıyoruz da o yüzden böyle bu adam:)

Saat geç olduğu için her zaman çok kalabalık olan güzel ilçemin sokakları biraz sakinleşmişti çıktığımızda, ağır ağır vitrinlere bakarak arabımıza bindik. Hatta yolu uzatıp sahilden Adalar'ı seğreylerek evimize döndük. Güzeldi, değişikti, azcık hava aldık ama bol kaloriliydi:)) Sevgiler...

3 yorum:

Bir annenin ise donme macerasi dedi ki...

Kartpostal sahane, cocuklarima itham ediyorum:)Umarim sizin icinde guzel bir hafta olur.

Gelibolu17 dedi ki...

ETKİNLİĞİMİZE BUYRUN
GÖNDEREN: http://lezzettreni.blogspot.com/

52. PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİNİN EV SAHİBİYİM
SEVGİLİ ARKADAŞLARIM;

http://porselendemlik.blogcu.com

http://gelibolu17.blogspot.com/

tarafından hazırlanmış olan porselen demlik çay saati için

18 OCAK 2010-1 ŞUBAT 2010

TARİHLERİ ARASINDA

http://lezzettreni.blogspot.com/

YANİ BEN YAPACAĞIM.
SİZ SEVGİLİ ARKADAŞLARIMI VE KATILMAK İSTEYEN HERKESİ ETKİNLİĞİMİZE DAVET EDİYORUM!!!
TARİFLERİNİZİ HAZIRLAYARAK.
VE TARİFİNİZE
"PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ 52.HAFTA "
BAŞLIĞINI YAZARAK SAYFANIZDA YAYINLAMANIZI VE BANA YORUM BIRAKMANIZI RİCA EDİYORUM.SENİ VE BU YAZIYI OKUYAN HERKESİ ETKİNLİĞİMİZE DAVET EDİYORUM ETKİNLİĞİMİZE İSTEDİĞİNİZ KADAR TARİFLE KATILABİLİRSİNİZ ŞİMDİDEN KATILIMCI ARKADAŞLARIMA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM.
ETKİNLİĞİMİZE YEMEK GÖNDERİLMEMESİNİ RİCA EDİYORUM.
LÜTFEN ÇAYIN YANINDA VERİLECEK TARİFLER OLMASINA DİKKAT EDELİM.

ETKİNLİKTE EV SAHİBESİ OLMAK İSTEYEN ARKADAŞLAR LÜTFEN
http://gelibolu17.blogspot.com
ARKADAŞIMIZA YORUM BIRAKSINLAR...
SEVGİLER

aysemmutfakta dedi ki...

karta bayıldım güzel bir gün geçirmen dileğiyle...