15 Haziran 2009 Pazartesi

Gel tatil gel...


Bugün malum Pazartesi... Gözlerim uykusuz uykusuz bilgisayara bakıyor, ellerim yorgun... Yoğun bir hafta sonu geçirdik ve yoğun bir haftaya başladık hayırlısıyla... Bizleri yalnız bırakmadığınız için ayrı ayrı teşekkür ediyorum desteğinizi yanıbaşımda hissettim, iyi ki varsınız... Hepinize tekrar iyi haftalar:))

Cuma akşamı biliyorsunuz ertesi gün stresi yüzünden bizi ve kendisini uykusuz bırakan kızım Ctesi çoook heyecanlıydı güzel bir kahvaltı etti ve okuluna gittik. Sınava girerken gözlerinin dolduğunu gördüm. Sebebi sınıfı bulabilecek miyim nasıl geçecek acaba korkusuymuş... Neden bu kadar duygusal ve hassas, narin bir çocuk biliyorum; Üzerine fazla titrendiği için sanırım. Sağlıcakla büyüsün tabi ama aşırı koruyucu olmamak lazım galiba, sonra o bebeklikten çıkamıyorlar... Neyse sınavı beklerken vakit geçmiyordu tabii... Eşimle okulun tam karşısında birer çay içtik sonra yürüye yürüye gidip yeni Fiesta’yı inceledik ordan da yakınlardaki makyajlı Nissan Note’a baktık, ikimiz de arabalara karşı meraklıyızdır. Yeni modelleri takip ederiz hepsini alamasak ta:)) Bu arada Fiesta Titanium modeline bayıldım Reklamlardaki rengi süperrr gerçekten fakat 1200 TL fark alıyolarmış. O renk için toplamda 32,500 TL oluyomuş… Pahalı fakat görünümüyle ve ön paneliyle on numara bir araba olmuş, eski Ford Fiesta'yla alakası yok; yine iki hava yastığının olmasıysa güvenlik açısından pek hoşuma gitmedi benim.
Baktık zamanın dolmasına biraz daha vakit var, aldı mı bizi bir heyecan okulun bahçesinde, inşallah güzel geçmiştir diyerek bekliyorduk. Kızım bu sefer gülen gözlerle kapıda belirdi. İyi geçmişti anlaşılan yüz ifadesi ele veriyordu zaten; "Fazla yanlışım yoktur herhalde 8-9 olabilir. Bu sınavda bittiğine göre artık tatil zamanı" dedi. Çok sevindik tabii.. Hemen tatile gidemesekte bir şeyler yapmak lazımdı...

Önce doooğru 1 ay önce verilen ordotondist kontrolümüze gittik prensesimin diş tedavisi için ve oradan da bilumum piknik malzemelerini almak için market alışverişimizi yaptık ve ver elini Riva... Boylu boyunca uzanan dere kıyısındaki piknik alanlarından birinde kurbağa ve kuş sesleri birbirine karışıyordu. Mangal keyfi, salıncak ve maç keyfi derken saatin nasıl 9 olduğunu anlayamadık doğrusu. Dönüşte bir de Şile yapalım istedik ve Öğümce köyü üzerinden Şile'de aldık soluğu, Limanda güselllce dinlendik... Ve evimize geç bir saatte dönünce pazar günü ancak 12,30’da uyanabildik. Çok yorulmuşuz, Cuma gününün uykusuzluğu da vardı tabii. Uzun zamandır ilk defa bu kadar geç kalkıyoruz doğrusu:))
Günler kısa olacak ki; biraz evle çamaşırla mutfakla ilgileneyim derken bitiverdi hafta sonu tatilimiz. Bugünse nasıl zor geldi kızımı anneannesine bırakıp tam dinlenememiş vücudumla buralara gelmek... Yaz tatilimize az kaldı diyerekten sıkıyoruz dişimişi, gel tatil gelll diye iç geçiriyoruz şimdiden.... Ha deyince gidemesekte Kelebekler Vadisi'nin güzelliğini sizlerle de paylaşmak istedim arkadaşlar, orda olmayı hayal etmek bile azıcık canlandırıyor insanı...

4 yorum:

maydanoz dedi ki...

Güzel blogunuza, maydanoz blog topluluğu arasında tanıtımı için bir sayfa ayırdım, selamlar.

Ballı Cimcime dedi ki...

Beğeniniz için öncelikle çok teşekkür ederim, henüz acemi olduğum için sayfanın sağına soluna bir şeyler eklemeyi, counter'ı yapamadım ama umarım öğrenicem. Tekrar teşekkürler, sevgilerimle..

belguzaranne dedi ki...

merhaba canım allh gönlune göre versın ınsallah emeklı olunca ıstedığınız eve kavuşursunuz

Ballı Cimcime dedi ki...

Amin inşallah bitanem, hem o zaman bahçemizde çay keyfine de davet ederim sizleri, ne güzel olur. Ziyaretin ve yorumun için çok sağol tatlım:)